Özel Öğrenme Güçlüğünde Öğretmenlere Öneriler

Özel Öğrenme Güçlüğünde Öğretmenlere Öneriler
26 Mart 2012Özel Eğitimsbmancar 0 Comments

Özel Öğrenme Güçlüğü olan bireylere nasıl davranacağım diye düşünen öğretmenlerimize kısa öneriler:

  • Çok yönlü eğitim metodu seçin: Sözel, işitsel, görsel ve yaşayarak.
  • Çocuğun öğrenmesini kolaylaştıracak olan davranışların basitten karmaşığa doğru sıralayarak, aşamalı olarak öğrettiğiniz taktirde çocuğunuzun öğrenmesi daha kolay olacaktır
  • Doğrudan anlatım yöntemi etkili değildir.
  • Çocuğun sınıftaki yeri, tahtanın tam önünde, iyi ışık alacak ve dikkatini  yoğunlaştırabileceği bir pozisyonda olmalıdır. Ona yardımcı olabilecek bir arkadaşının yanında oturmasına özen gösterin.
  • Öğrencinin yetersiz olduğu süreç tespit edilmeli ve düzeltilmelidir. Örneğin, çocuğun okuma problemlerinin görsel algılama sürecindeki yetersizlikler sonucu olduğu düşünülürse, çocukla okuma öğretimine başlamadan önce görsel algılama öğretimi yapılarak bu süreç geliştirilmelidir.
  • Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar çözümleme (bütünden parçaya doğru) yöntemi ile okuma-yazmayı öğrenmede güçlük çekerler ya da öğrenemezler. Bu çocuklara okuma-yazma öğretiminde bireşim (parçadan bütüne doğru) yöntemi kullanılmalıdır. İlk önce harfler öğretilmeli sonra harflerin birleştirilmesinden hece ve kelimeler ortaya çıkartılarak öğretim yapılmalıdır.
  • Başarılı öğrenciler dahi başarılarından dolayı ödüllendirilmezlerse duygusal olarak rahatsızlık hissederler. Bu nedenle, özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklara küçük işler, başarabileceği işler yaptırılıp hemen ödüllendirilmelidir. Özellikle eğitimin başlarında çocuğun özgüvenini geliştirmek amacıyla  başarı grafiğinin yüksek olmasını  sağlayın.
  • Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuğun güçlü yönleri kuvvetlendirilmeli, güçsüz olduğu alanların üstesinden gelmesine destek sağlanmalıdır
  • Bilgiyi kazanmada en önemli faktör motivasyon, yani öğrenmeye istekli olmaktır. Öyleyse, öğrencinin sınıf içinde güçlü yönleri vurgulanmalı, başarabileceği ödevlerden başlanmalı, öğrenciye sorumluluk verilerek onun sınıf içinde kendine güveni artırılmalı ve öğrenmeye istekli hale getirilmelidir.
  • Öğrenciye başarabileceği ölçüde ödevler verilmeli, böylece zorlamanın etkisini azaltılmalı, adım adım kolaydan zora geçiş sağlanmalıdır.
  • Bilgiyi kazanıp kazanmadığını sınamanın en iyi yolu daha iyi öğrendiği yöntemden faydalanmaktır. Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocukların bazıları görerek, bazıları işiterek daha kolay öğrenmektedir. Örneğin bazıları ağır yazıyor ve yetişemiyorsa, sözlü sınav yapılarak bilgisi ölçülebilir. Tam tersi, motor becerileri iyi, ancak ifade edici dil becerisi iyi olmayan öğrencinin bilgisi tahtaya yazması istenilerek ve konuşmaya cesaretlendirilerek sınanabilir.
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocuklarla özel olarak ilgilenmek hayli zor ve özveri isteyen bir çalışmadır. Bunu başarabilen pek çok öğretmen, bu çocukların farklılığını kavrayarak, onları olduğu gibi kabul ederek ve güçlüklerinin üstesinden gelmeye yüreklendirerek, çocukların ilerideki akademik başarısını ve özgüvenini olumlu yönde etkilemektedir.Bunların dışında, bu alanda uzman özel eğitim öğretmeni ya da özel eğitim sınıf öğretmeninden, öğrencinin okulundaki Psikolojik Danışman- Rehber Öğretmenden destek almasında yarar vardır.
  • Onlarla iletişimimizde net olmalıyız. Anlayabilecekleri kısa kelimelerden oluşan, detaysız  ve kesin  yönergeler verilmeli. Şakaları ve deyimleri, tembihleri, uyarı ve ikazları anlamakta zorlanır. Hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu anlamlandırıp, ayırt edemez. Bir konunun neyi anlatmak istediğini ya da özünü anlayamaz.
  •  Planlı yaşama alışkanlığı kazandırılmalı.Yaşamını programlayamaz ve çevresini düzenleyemez.
  •  Düşünmeden okuma (kafadan atma) vardır. Bunu aşmak için parça parça okutulabilir.Öğrenci kelimenin bir kısmını okur (örneğin ilk heceyi) diğerlerini tahmin ederek ekleme yapar, bu nedenle genelde yanlış okur. Yanlış anladığı için yanlış ifade eder ya da yazımla yanlış yazar. Bu durum, resimlerle yapılan öğretimde daha belirgin olarak ortaya çıkar. Örneğin “eşek” ve “at“ resimleri gösterdiğinizde, çocuk belirgin özelliklere dikkat etmeden ata eşek, eşeğe de at diyebilir.
  •  Kalıcılık için sık tekrar yaptrılmalı.Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar çok kısa süreli hafızaya sahiptirler. Bundan dolayı da kelime ve harfleri zihinde özellikleriyle ve anlamlarıyla beraber gerektiği kadar fazla tutamazlar. Uzun süreli hafıza oluşmadığı için öğrendiklerini çabuk unuturlar. Konulara dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Örneğin çok kısa bir paragrafı okuduktan sonra o paragrafın ana fikrini yazamaz. Dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Çok çabuk sıkılırlar ve bu yüzden okunanı dinlemedikleri gibi kendi okuduklarını da anlamaya çalışmazlar. Şekli doğru anlatır ama çizemezler.
  • Öğrencinizi kesinlikle tembel veya ahmak olarak nitelendirmeyin. Yazılı ödevlerini diğer arkadaşlarınınkiyle kıyaslamayın. Yazılı ödev ve çalışmalarını olumlu bir şekilde değerlendirin. Başarılı ve takdire layık yanlarını bulun ve onu takdir edin.
  • Disleksi çocukların tahtaya yazdıklarınızı defterlerine geçirmelerini beklemeyin.
  • Yazı yazarken satır aralıkları boş bırakılmalı, çizgili defter kullanılmalı
  • Kelimelerin  cümledeki yerleri değiştirilerek düzenlemesi istenebilir
  • Basit atasözleri öğretilerek ne anladığını söylemesi istenebilir
  • Talimatlar basamak basamak sıra ile söylenmeli
  • Günler aylar mevsimlerle ilgili olarak görselliğe dayalı olarak (resimlerle) adım adım öğretilmeye çalışılmalı
  • Önce-sonra, sabah-akşam kavramları üzerinde çalışmalar yapılmalı
  • Sıra takip eden çizgi-resim-öykülerle anlamlı sıraya koyma oyunlarından yararlanılmalıdır.
  • Tekerleme söyleme çalışmaları yapılmalıdır.
  • Matematik problemlerinin işlem adımları sıraya konulmalı,anlayarak yapması sağlanmalıdır.
  • Disleksi çocuklar ezber gerektiren sıraları zorlukla öğrenirler. Örneğin çarpım tablosu, ayları, mevsimleri. Öğrenmeleri için zorlamayın
  • Çocuğunuzu kelimeleri parmağıyla ya da paralel olarak koyup takip etmesi konusunda yüreklendirin
  • Eğer kitabı kendiniz seçiyorsanız, baskının anlaşılır ve kullanılan sözcük dağarcığının çocuğunuzun gelişim derecesine uygun olup olmadığına dikkat edin
  • Bazen okumayı bir o, bir siz olarak bölüşmek yararlıdır
  • Eğer yazı açısından pek önemli olmayan bir kelimeyi atlayıp okunmazsa buna önem vermeyin.Eğer yazı açısından önemli bir kelimeyi atlarsa, yazıda oluşacak doğal bir duraksamayı bekleyin
  • Eğer çocuk bilmediği bir kelimeyle karşılaşıp çekinirse, kısa bir süre bekleyin ve okuyup okuyamayacağını görün. Eğer sorun çıkarsa onu okuması için yüreklendirin, eğer bu da olmuyorsa, kelimeyi yavaşça ve anlaşılır bir şekilde okuyun
  • Çocuk dinlemeye alıştırılmalı. Sesin kesilmesi,sesleri ayırt etme,sese tepki gösterme,sesin geldiği yer küçük oyunlarla öğretilmelidir.
  • Örneğin; çocuğa zil veya piyanoyu yani ses çıkaran nesneyi görmemek  üzere başını masaya,sıraya dayaması veya sadece gözlerini kapatması ve her sesi duyuşta eliyle masaya  vurması öğretilir.Öğrencinin tüm dikkatini sese vermesi için  ses çıkaran nesneyi görmemesi gerekir.
  • Sınavlar: Dünyanın birçok ülkesinde disleksi çocuklara sınavlarda ayrıcalık tanınmaktadır.
  1. Daha çok süre tanımaktadır.
  2. Sözlü sınavlar yapılmaktadır.
  3. Sınav kâğıdını okumasına yardımcı olunmaktadır.
  4. Sınav cevaplarının yazılmasında  yardımcı olunmaktadır.
  5. Bilgisayar yardımı ile imla hataları düzeltilmektedir.

Comments are closed.

ÖZLÜ SÖZLER

Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır. — Montaigne

KİTAP ÖNERİSİ

Denemediğim Yol Kalmadı!

Kitapları pek çok dile çevrilen tanınmış yazar Isabelle Fillozat, çocukluğun ilk yıllarında en sık karşılaşılan sorunlara farklı açılardan yaklaşıyor.
Anne babasıyla aynı mesleği paylaşan, deneyimli bir psikolog ve iki çocuk annesi olan yazar, hem mesleki hem de kişisel deneyimlerini paylaşıyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın »